Türkiye’nin Elektrik Kurulu Gücü 127 Bin Megavata Ulaştı: Yenilenebilir Enerjinin Payı Yüzde 63,1
Türkiye’nin toplam elektrik kurulu gücü, 2026 yılı eylül ayı sonu itibarıyla 127 bin 355 megavata yükseldi. Yenilenebilir enerji kaynaklarının kurulu gücü ise aynı dönemde 80 bin 315 megavata ulaştı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, eylül ayında Türkiye’nin toplam elektrik üretiminin yüzde 70,3’ünün yerli kaynaklardan karşılandığını açıkladı. Veriler, elektrik üretiminde yerli kaynakların önemini ve yenilenebilir enerji yatırımlarının enerji sistemindeki artan ağırlığını ortaya koydu.
Elektrik kurulu gücü 127 bin 355 megavata çıktı
Türkiye’nin elektrik üretim kapasitesini ifade eden toplam kurulu güç, eylül ayı sonunda 127 bin 355 megavat olarak kayıtlara geçti. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının paylaştığı verilere göre bu kapasitenin 80 bin 315 megavatlık bölümünü yenilenebilir enerji kaynakları oluşturdu. Böylece yenilenebilir kaynakların toplam elektrik kurulu gücü içerisindeki payı yüzde 63,1’e yükseldi.
Kurulu güç, elektrik santrallerinin belirli koşullar altında üretebileceği azami elektrik kapasitesini ifade ediyor. Bu değer, belirli bir ayda fiilen üretilen elektrik miktarıyla aynı anlama gelmiyor. Santrallerin üretimi; kaynak türüne, hava koşullarına, bakım çalışmalarına, talebe ve işletme koşullarına göre değişiklik gösterebiliyor.
Bu nedenle Türkiye’nin 127 bin 355 megavatlık kurulu güce ulaşması, ülkenin elektrik üretim altyapısının toplam kapasitesini gösterirken aylık üretim verileri sistemin belirli bir dönemde ne kadar elektrik sağladığını ortaya koyuyor.
Yenilenebilir enerji kurulu gücü 80 bin megavatı aştı
Eylül sonu itibarıyla yenilenebilir enerji kaynaklarının kurulu gücü 80 bin 315 megavata çıktı. Bu miktar, Türkiye’nin toplam elektrik kurulu gücünün yüzde 63,1’ine karşılık geldi. Hidroelektrik, güneş, rüzgâr, jeotermal ve biyokütle gibi kaynaklar yenilenebilir enerji kapasitesinin farklı bileşenlerini oluşturuyor.
Yenilenebilir kaynakların toplam kurulu güç içerisindeki payının artması, elektrik üretim altyapısının çeşitlendirilmesi açısından önem taşıyor. Bununla birlikte yenilenebilir enerji kaynaklarının üretim özellikleri birbirinden farklı. Güneş enerjisinde üretim gün ışığına, rüzgâr enerjisinde ise rüzgâr koşullarına bağlı olarak değişiyor. Hidroelektrik üretiminde su kaynaklarının durumu ve işletme koşulları etkili olurken jeotermal ve biyokütle santralleri farklı çalışma özelliklerine sahip bulunuyor.
Bu farklılıklar, enerji sisteminde yalnızca kurulu gücün artırılmasının değil, kaynakların dengeli biçimde kullanılmasının ve elektrik şebekesinin üretim değişimlerini karşılayabilecek şekilde işletilmesinin de önemini gösteriyor.
Yenilenebilir enerji kapasitesindeki artış, Türkiye’nin elektrik üretiminde farklı kaynaklardan yararlanabilmesine imkân sağlıyor. Ancak yenilenebilir kurulu gücün toplam içerisindeki payı ile yenilenebilir kaynaklardan fiilen üretilen elektriğin payı birbirinden ayrı göstergeler olarak değerlendiriliyor.
Güneş ve rüzgârın toplam kurulu gücü 43 bin 762 megavat
Eylül ayı sonu verilerine göre güneş enerjisinin kurulu gücü 28 bin 222 megavata ulaştı. Güneşin toplam elektrik kurulu gücü içerisindeki payı yüzde 22,2 olarak hesaplandı. Rüzgâr enerjisinin kurulu gücü ise 15 bin 540 megavat seviyesine çıktı ve toplam kapasitenin yüzde 12,2’sini oluşturdu.
Güneş ve rüzgâr enerjisinin toplam kurulu gücü böylece 43 bin 762 megavata yükseldi. İki kaynağın toplam elektrik kurulu gücü içerisindeki payı yüzde 34,4’e ulaştı. Bu oran, Türkiye’nin elektrik üretim altyapısında güneş ve rüzgârın birlikte önemli bir kapasiteye sahip olduğunu gösteriyor.
Güneş enerjisi santralleri özellikle gün içerisinde güneş ışınımının yüksek olduğu saatlerde üretim yaparken rüzgâr santrallerinin üretimi rüzgârın hızına ve sürekliliğine bağlı olarak değişiyor. Bu nedenle güneş ve rüzgâr kapasitesinin artması, şebeke planlaması ve farklı üretim kaynaklarının birlikte işletilmesi konularını da öne çıkarıyor.
Güneş ve rüzgârın toplam kurulu güç içerisindeki yüzde 34,4’lük payı, bu iki kaynağın Türkiye’nin elektrik altyapısındaki yerini ortaya koyuyor. Bununla birlikte söz konusu oran, eylül ayındaki elektrik üretiminin yüzde 34,4’ünün güneş ve rüzgârdan sağlandığı anlamına gelmiyor. Fiilî üretim oranları, kaynakların ilgili dönemdeki çalışma koşullarına göre belirleniyor.

Eylül ayında 31,79 milyar kilovatsaat elektrik üretildi
Eylül ayında Türkiye’de toplam 31,79 milyar kilovatsaat elektrik üretildi. Üretimde en büyük payı hidroelektrik kaynaklar aldı. Hidrolik santrallerden 8,27 milyar kilovatsaat elektrik elde edildi. Bu miktar, aylık toplam üretimin yaklaşık yüzde 26’sına karşılık geldi.
Güneş enerjisinden aynı dönemde 4,32 milyar kilovatsaat elektrik üretildi. Güneşin toplam elektrik üretimi içerisindeki payı yüzde 13,6 olarak kaydedildi. Rüzgâr enerjisinden elde edilen elektrik ise 3,84 milyar kilovatsaat oldu. Rüzgârın üretimdeki payı yüzde 12,1 seviyesinde gerçekleşti.
Böylece güneş ve rüzgâr kaynaklarından eylül ayında toplam 8,16 milyar kilovatsaat elektrik üretildi. Bu iki kaynağın aylık üretim miktarı, yenilenebilir kaynakların Türkiye’nin elektrik sistemindeki katkısını ortaya koyan göstergeler arasında yer aldı.
Aynı dönemde yenilenebilir kaynaklardan toplam 18,10 milyar kilovatsaat elektrik üretildi. Bu miktar, eylül ayındaki toplam üretimin yüzde 56,9’unu oluşturdu. Böylece yenilenebilir kaynaklar, yalnızca kurulu güç bakımından değil, aylık elektrik üretimi içerisinde de önemli bir pay elde etti.
Kurulu güç ve üretim arasındaki fark, enerji verilerinin değerlendirilmesinde özellikle önem taşıyor. Bir kaynağın kurulu gücünün yüksek olması, her ay aynı oranda elektrik üreteceği anlamına gelmiyor. Üretim miktarı, santrallerin fiilî çalışma süresi ve kaynak koşulları gibi unsurlardan etkileniyor.
Elektrik üretiminin yüzde 70,3’ü yerli kaynaklardan karşılandı
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın açıklamasına göre Türkiye, eylül ayında toplam elektrik üretiminin yüzde 70,3’ünü yerli kaynaklardan karşıladı. Yerli kaynaklardan elde edilen elektrik miktarı 22,35 milyar kilovatsaat olarak kayıtlara geçti.
Bu oran, elektrik üretiminde kullanılan kaynakların yerli ve ithal kaynaklar bakımından dağılımını değerlendirmek açısından önem taşıyor. Yerli kaynaklardan sağlanan üretimin artması, elektrik sisteminin kaynak çeşitliliği ve dış kaynaklara bağımlılığın azaltılması hedefleriyle bağlantılı bulunuyor.
Bayraktar, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, elektrik kurulu gücünün eylül ayı sonunda 127 bin 355 megavata, yenilenebilir enerji kurulu gücünün ise 80 bin 315 megavata ulaştığını belirtti. Bakan, aynı ayda elektrik üretiminin yüzde 70,3’ünün yerli kaynaklardan karşılandığını ifade ederek üretimde dışa bağımlılığın yüzde 30’un altına indiğini kaydetti.
Yerli kaynakların toplam elektrik kurulu gücü içerisindeki payı ise eylül sonu itibarıyla yüzde 72,1 olarak açıklandı. Bu oran ile elektrik üretiminde yerli kaynakların yüzde 70,3’lük payı farklı göstergelere dayanıyor: İlki santrallerin kurulu kapasitesini, ikincisi ise belirli bir dönemde üretilen elektrik miktarının kaynaklara göre dağılımını ifade ediyor.
Yerli kaynaklar ve enerji arz güvenliği
Elektrik arz güvenliği, tüketicilerin ve ekonomik faaliyetlerin ihtiyaç duyduğu elektriğin güvenilir biçimde karşılanabilmesini kapsıyor. Bu kapsamda üretim kapasitesinin yeterliliği, enerji kaynaklarının çeşitliliği, şebekenin işletilmesi ve talebin karşılanması birlikte önem taşıyor.
Yerli kaynaklardan sağlanan üretimin toplam içerisindeki payı, Türkiye’nin elektrik üretiminde kullandığı kaynakların yapısını ortaya koyuyor. Ancak dışa bağımlılık değerlendirmesi yapılırken elektrik üretiminin yanı sıra doğal gaz, kömür ve diğer enerji kaynaklarının tedariki gibi daha geniş bir enerji dengesi de dikkate alınmalı. Elektrik üretimindeki yerlilik oranı, tek başına bütün enerji ithalatının aynı oranda azaldığını göstermiyor.
Yerli ve yenilenebilir kaynakların birlikte değerlendirilmesi, elektrik sisteminin uzun vadeli planlamasında önemli bir başlık olarak öne çıkıyor. Yenilenebilir kapasitenin artması, kaynak çeşitliliğine katkı sunarken elektrik talebinin günün her saatinde karşılanabilmesi için şebeke, depolama, esnek üretim ve sistem işletimi gibi unsurlar da önemini koruyor.
🇹🇷 Türkiye’nin elektrik kurulu gücü 127 bin 355 megavata ulaştı!Yenilenebilir enerji kapasitesi 80 bin 315 megavata yükselirken, eylülde elektrik üretiminin yüzde 70,3’ü yerli kaynaklardan karşılandı. ⚡ https://t.co/mmpKMBnnc4
— Efem Perspektif (@efemperspektif) October 25, 2026
Elektrik kapasitesindeki büyüme sürecek
Bakan Alparslan Bayraktar, elektrik alanındaki kapasiteyi daha da büyütmeyi hedeflediklerini belirterek arz güvenliğinin güçlendirilmesi ve yerli ve yenilenebilir kaynakların ekonomik kalkınmaya katkısının artırılması yönündeki çalışmaların süreceğini ifade etti.
Eylül sonu verileri, Türkiye’nin toplam elektrik kurulu gücünün 127 bin 355 megavata, yenilenebilir enerji kapasitesinin ise 80 bin 315 megavata ulaştığını ortaya koydu. Güneş ve rüzgâr enerjisinin toplam kurulu gücünün 43 bin 762 megavata çıkması da bu kaynakların elektrik altyapısındaki konumunu gösterdi.
Eylül ayında 31,79 milyar kilovatsaat elektrik üretilirken bunun 22,35 milyar kilovatsaatlik kısmı yerli kaynaklardan sağlandı. Böylece aylık üretimin yüzde 70,3’ü yerli kaynaklardan karşılandı. Yenilenebilir kaynakların aynı dönemde 18,10 milyar kilovatsaat elektrik üretmesi ise bu kaynakların toplam üretime katkısını ortaya koydu.
Önümüzdeki dönemde elektrik kurulu gücündeki gelişmelerin yanı sıra fiilî üretim miktarları, kaynakların üretimdeki payları ve enerji sisteminin arz güvenliği performansı da yakından izlenecek göstergeler arasında yer alacak.
Kaynak notu: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın sosyal medya paylaşımı ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının elektrik verileri.



